Organik Süt

Dünya ülkeleri süt tüketimini sağlıklı beslenme açısından her zaman destekler. Dünya ülkelerine göre günlük olarak süt ve süt ürünlerinin (yoğurt,peynir,tereyağı, hatta dondurma vb.) tüketilmesi gerekmektedir. İnsanların bir çoğu süt ve süt ürünlerini severek tüketmektedir. Süt ürünleri mutfaklarımızın favorisidir ve bu ürünleri kullandığımız bir çok gıda vardır.  Tamda bu nedenle süt ve süt ürünlerinin ne kadar sağlıklı olarak üretildiğini düşünmemiz gerekiyor. Tüm gıda ürünlerimizde kullandığımız mu maddelerin üretimlerinde bir çok katkı maddesi kullanılıyor olabilir. Bu nedenle tükettiğimiz sütlerin güvenilirliğine dikkat etmemiz gerekmektedir. Peki organik süt ve organik olmayan süt arasındaki farklılıklar nelerdir?

Organik olmayan süt pestisit (bitkilere zarar veren bakteri ve haşereleri ortadan kaldırmak için kullanılan kimyasal) , antibiyotik, büyüme hormanı veya sentetik içerir. Organik süt ise bu saydığımız zararlı maddelerin hiçbirini içermez çünkü organik süt veren hayvanlar, insan elinin değmediği doğada otlanır ve herhangi bir şekilde besin kaynağına ve  bol süt üretimi yapması için hayvana katkı verilmediği için organik olarak adlandırılır.

Organik süt mükemmel bir protein kaynağıdır ve önemli ölçüde vitamin, mineral, kalsiyum, potasyum ve D vitamini içerir. Organik süt ile çocuklarımız sağlıklı bir şekilde büyümektedir. Organik süt sayesinde çocuklarımız güçlü kemik ve kas yapısına sahip olmaktadır ve organik süt ile beslenen çocuklarımızda kemik kırılmalarına kolay rastlanmadığı gözlemlenmektedir. Çünkü organik süt ve süt ürünlerinde kaslarımızı güçlendirmek için amino asitler vardır. Organik sütün tüketimi ile çocuklarda obezite riski azalır. Ayrıca araştırmalara göre organik sütte omega-3 oranı yüksek olduğu için kalp hastalığı riskini de azaltacaktır.

Araştırmalara göre organik olmayan süt ürünlerinin %60 ında antibiyotik kullanımına rastlanmıştır. Özellikle amoksisilin, oksitetrasiklin, sülfametazin, sülfadimentoksin… organik olmayan sütlerin incelenmeleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu oran FDA tarafından belirlenen sınırın altındadır fakat yine de bu antibiyotikler organik olmayan sütlerin içerisinde bulunmaktadır. Bazı organik sütlerde de emziren ineklerde kullanılan sülfathioazal kalıntıları araştırmalar sonucunda çıkmış bunun nedenide emzirme sürecindeki süt oranını arttırmaktır. Rastlanan bu kalıntılardan sonra emziren ineklerde bu antibiyotiğin kullanımı yasaklanmıştır. Sülfonamidlerin yasaklarınmasının ana sebebi hayvanlara verildiğinde hayvanın tüm vücuduna yayılır, hayvan tedavi edildikten sonra da bu ilacı vücudundan atar fakat sütünde ortaya çıkar ve antibiyotikli bu sütlerin tüketilmesi sağlık sorunlarına yol açabilir. Organik süt üretimde ise bütün antibiyotiklerin kullanımı kesinlikle yasaktır. Sütteki antibiyotiklerin tüketiminde oluşan sağlık sorunları: Alerjik reaksiyonlar, baş ağrısı, baş dönemsi ve anemi, doğum kusurları (araştırmalara göre hamileyken tüketilen antibiyotikli süt sonusunda oluşabilir.), tiroid hastalıklarına yol açabilir. Bu nedenle organik sütü güvendiğimiz bir sütçüden alarak evde kendi organik süt ürünlerimizi yapmamız sağlığımız için daha faydalı olacaktır.

http://organiksut.net/organik-sutten-tarifler/

Ek olarak Covid-19 un ortaya çıkması ile birlikte korona virüse karşı vücudumuzun güçlü savaşabilmesi için uzmanlar bağışıklık sistemimizi güçlü tutmamız gerektiğini belirtiyorlar. Bağışıklık sistemimizi güçlendirmenin de en kolay yolu organik süt ve süt ürünleri olduğu uzmanlar tarafından açıklanmıştır.